Kadınca dramlar, hayal kırıklıkları, kaybedişler

Kadınların aşka olan ilgisi bilinir. Kadınlar için aşk ve sevgi olmadan yaşamak olmaz. Her kadın, hayatında heyecan ve aşk ister. Romantizm de kadınlar için olmazsa olmazdır. Ama ne yazık ki hayat o kadar cömert değil. Çoğumuz için aşk ve mutluluk konusunda hayatlarımız bize cimri davranır. Aşkın da azını verir, mutluluğun da..Bize düşen de elimizdekiyle yetinmektir. Elimizde olan aşk işle yetinmemiz için çok güzel bir hikaye var. Okuyan herkes kendinden bir şey bulabilir.

Size hüzünlü bir aşk hikayesi anlatmak istedim. Anlattığım aşk hikayesi kesinlikle gerçektir. Ve bence hepimizin bu acı hikayeden çıkaracağı bir sonuç olacaktır. Benim çıkardığım sonuç; elinizdekinin değerini bilin. Zaman varken sevdiklerinizle zaman geçirin. Sevdiklerinize zaman ayırın; zaman sevdiklerinizden ayırmadan..

Nesrin 19 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. İnternetin ülkemizde yeni yeni yaygınlaştığı bir dönemde o da internetle tanıştı. Ve chat sitelerinin birinde hayatının aşkıyla tanıştı. Ahmet 22 yaşında üniversiteden yeni mezun olmuş işsiz bir gençti. İki genç internette tanıştı ve geceler boyu süren uzun sohbetler sonunda kendilerini sanal bir aşkın ortasında buldu.

Aradan 3 ay geçmişti. Gençler birbirlerini çok seviyor,neredeyse günün 10 saati sürekli kah konuşuyor, kah mesajlaşıyordu. Hepimizin sevgilimizle yaptığımız klasik muhabbetler diyebiliriz…

Böyle böyle aradan 2 sene geçti. Gençler hiç yüzyüze görüşmemişti. Günün birinde ahmet görüşme teklif etti. Üniversiteden yeni mezun olan Nesrin bunu kabul etti ve ilk buluşma günü geldi çattı.

Bilmem aranızda internette tanışıp buluşma yapan var mı. Sanırım o heyecanı ancak siz anlarsınız..

Buluşma yerine ilk gelen Ahmet oldu. ve heyecanla Nesrin’in gelmesini bekledi. Ve Nesrin buluşma yerine geldiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. O 2 sene aşk yaşadığı, heyecanla sevdiği erkek aslında ona tam bir yabancıydı. Bilgisayar başında yaşadığı heyecanın onda birini bile hissetmemişti. Hatta Ahmet’i hiç beğenmemiş, ona karşı hiçbir sıcaklık hissetmemişti.

Ahmet ise Nesrin’i hala çok seviyor, sanal ortamda ne hissediyorsa gerçekte de aynı duyguları yaşıyordu. Tabi ki Nesrin’in soğukluğunu o da fark etti. Nesrin buluşmada hayal kırıklığı yaşadığı için buluşmayı çok kısa tuttu ve adeta bir yabancı ile vedalaşırcasına kısa bir hoşçakal ile oradan ayrıldı. Görüşürüz bile dememişti…

Ahmet yıkıldı. Evet tam anlamıyla içinde bulunduğu durumu böyle açıklayabiliriz. Oracıkta öyle kaldı. Nesrin’i gerçekten çok seviyordu. Ve bu yaşadıklarına anlam veremiyordu. Sonra Nesrin’i çok kere aradı. Ama Nesrin hiç konuşmadı. Ne mail ile ne telefon ile hiçbir şekilde Ahmet’le konuşmadı.

Ahmet’e verdiği tek cevap; Seni beğenmedim, olmuştu…

Nesrin güzel bir kızdı. Üniversiteden mezun olmuş genç bir öğretmen adayı, güzel bir bayan ve hiçbir erkeğin hayır diyemeyeceği çekicilikte bir kadındı.

Oysa Ahmet sıradandı. Ve hala işsizdi.. Nesrin zaten bu durumu sık sık gündeme getiriyordu.

Ahmet çok çabaladı. Nesrin için çok emek harcadı. Sırf Nesrin ona dönsün diye sınavlara hazırlandı ve memur olarak bir devlet dairesine atandı en sonunda. Artık işi de vardı. Ama Nesrin yine hayır diyordu…Ahmet’e onun fakir ve çirkin bir erkek olduğunu söylüyor, onu defalarca kırıyordu. Ahmet ise Nesrin’i hep çok seviyor, ondan hiç vazgeçmiyordu.

Günün birinde Ahmet de vazgeçti. Ve başka kızlarda aradığı mutluluğu bulmaya çalıştı. Evlenip bir yuva kurmak en büyük hayaliydi. Kendine uygun bir kız ile tanışan Ahmet kısa sürede evlendi ve aile kurdu..

Nesrin ise atanmayı beklediği bir dönemde feci bir trafik kazası geçirerek sol ayağını kaybetti. Bilekten kesilen ayağı artık hiç olmayacaktı. Üstelik tüm ailesini de aynı kazada kaybetmişti. Artık uzak akrabaları dışında ailesi yoktu.

Atanamamıştı da..

Hem engelli hem de kimsesiz kalan Nesrin Ahmet’ten medet umdu. O hep reddettiği, beğenmediği ve ortada bıraktığı Ahmet’in ona sahip çıkacağını düşünüyordu. Ahmet aynı Ahmet ise eğer Nesrin’e sahip çıkardı diye düşündü.

Ve Nesrin Ahmet’i aradı. Onunla buluşmak istediğini söyledi. Ahmet artık evli olduğunu, eşi ve doğacak bir bebeği olduğunu söyleyerek buluşmanın hiç de doğru bir davranış olmayacağını söyledi. Nesrin Ahmet’in evli olduğunu öğrenince yıkıldı…

Anladı ki, son pişmanlık fayda etmez..

Sizi sevenlerin değerini bilin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir