Müge Anlı Burhan Akdağ Geçmişi Çok Karmaşık

Müge Anlı da boşanan her kadın gibi sancılı bir süreç yaşamış ve vakti zamanında o da şiddet gören her kadın gibi KADINCA bir isyana girişmiş. Müge Anlı’nın da boşanma hikayesi var. Müge Anlı’nın ayrıldığı eski kocası ve boşanma sebebi çok merak ediliyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen pek çok izleyici hala Müge Anlı’nın eskiden kiminle evli olduğunu, eski kocasının adı ve boşanma gerekçelerini merak ediyor. Müge Anlı ve eski eşi boşanalı yıllar oldu ancak eğer siz hala merak ediyorsanız, arşivlerden çıkardığımız bu haber merakınızı biraz olsun giderecektir.

BURHAN AKDAĞ BU KİTABI NİÇİN YAZDIĞINI NASIL AÇIKLIYOR

Bir kitapı yazdım çünkü;
Kendi aldığım eve girdiğim söylenerek “Hırsız!” dendi.
Uygulamadığım bir şiddet için şikayet edildim, karakollarda terörist veya katil muamelesi yapılıp kelepçe takıldı.

Boşanmıyorum diye durmadı bana “Çeteci!” dedi.

İçip içip huzursuzluk çıkarıp Müge Anlı’yı taciz ettiğim söylendi.

Mal mülk davası güdüyor, hakkı olanı istemiyor dendi, kendi aldığım arabayı çaldığım gerekçesiyle dava açıldı.

Kendi ellerimle büyüttüğüm minik Lidoş’um benden uzaklaştırıldı, onun psikolojisini bozduğum söylendi.

Müge Anlı’nın avukatı Yaşar Ağsu babamı dövdü, bizim tahrik edip saldırdığımız söylendi.

Üç yıl içinde hakkımda yapılan şikayetler yüzünden adeta “Şikayet Manyağı oldum”

Evimdeki bütün özel eşyalarım, mesleki CD ve kaset arşivim, özel dosyalarım taşındı, bana yine hırsız dendi.

Kendisinin ismi adı aşk dedikodularında anıldı, benim çapkın ve sadakatsiz olduğum söylendi.

Başladığım projeleri onun baskısı yüzünden rafa kaldırmak zorunda bırakıldım.

Sürekli verilen dilekçelerle karakollara ifade vermekten uygulamaya çalıştığım projeler yok edildi.

Kızımı görmek için icra dairelerinin kapılarında saatlerce bekledim..
Hukuki olarak kızımı ayda iki kez Pazar günü sabahtan akşama kadar, yılda bir kez de on gün görebilme iznim olduğu halde ıvır zıvır gerekçelerle kızım benden uzaklaştırıldı.

Kızımla yalnız ve rahat görüşebilmek için okul servislerinin yolunu gözler hale getirildim.

Bu kitabı yazdım çünkü hayatım ertelendi.

Gazeteci olan eski eşi Burhan Akdağ ile boşanma kararı alan ünlü sunucu ve magazin müdürü Müge Anlı savcılığın Ailenin korunmasına ilişkin kanunu devreye sokmamasından şikayetçi

Usta gazeteci Şenay Düdek’le beraber sunduğu Dobra Dobra isimli magazin programının yapımcısı Müge Anlı, programda özel hayatıyla ilgili şok bir açıklama yaptı.

Programın açılışında; yaklaşık 4 aydır kocası tarafından tehdit edildiğini ve günlerdir karakol karakol dolaştığını ifade eden Anlı, can güvenliğinin olmadığını belirterek başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve iç işleri bakanı Aksu’ya seslendi.

Müge Anlı: “Aileyi Koruma Kanunu Uygulansın”

Boşanmaya çalışan çiftler arasında çıkabilecek adli problemleri gidermeye yönelik olarak çıkarılan, 4320 sayılı Aileyi Koruma Kanunu’nun çiftlerin güvenliğini sağlamaya yönelik, ilgili hükümlerinin uygulamaya sokulamamasından şikayet eden gazeteci özetle şöyle konuştu.

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri bakanı sayın Abdülkadir Aksu’ya sesleniyorum. Bu ülkede 4320 sayılı Aileyi Koruma Kanunu var. O kanun o kadar güzel bir kanun ki, sona okudum, çünkü beni yakından ilgilendiriyor. Kanun diyor ki, ‘ eğer eşler boşanıyorsa ve birisi (adam gibi) boşanamıyorsa, karısına yaklaşamaz, çocuğuna yaklaşamaz, evine zarar veremez, malına zarar veremez ve silahı varsa alınır. ”

Kanunun yazımı konusunda hiçbir problem olmadığını belirten Müge Anlı esas sorunun kanunun uygulanma aşamasında ortaya çıktığını ve savcılıkların kanunun uygulamaya sokamadığını dile getirdi.

Müge Anlı: “Her Gece Karakol Karakol Dolaşıyorum”

AB Uyum yasaları çerçevesinde polislerin yetki ve salahiyetlerinin kısıtlanması ve görev alanlarının belli sınırlar dahilinde tutulması (kanıt toplamak ve savcılığa karar verebilmesini sağlayacak bilgileri elde etmek) nedeniyle polisin de elinin kolunun bağlı kaldığını ifade eden Müge Anlı bu konuyla ilgili olarak söyle konuştu…

” Hakime durumu ilettim, Allah razı olsun, bana bu kanunu hatırlattı, polise gittim Allah onlardan da razı olsun, kucak açtılar, yardımcı oldular. Aslında (AB Uyum Yasaları çerçevesinde uygulamaya sokulan) yeni kanundan dolayı elleri kolları bağlı ama herkes sonuçta aile babası, herkesin sonuçta, ailesi, karısı, anne babası var. Hepsi kucak açıyorlar ama gidiyorsun yok tutuklatamıyorsun. (Bir insanın tutuklanması için) daha ne yapması lazım… ”

Müge Anlı: “Savcılık Hiçbir Şey Yapmıyor”

Kanunların uygulanması için meşhur bir sahsiyetin mi öldürülmesi gerekiyor diyen Müge Anlı konuşmasını şu sözlerle sürdürdü…

“Ben buradan sesleniyorum. Benim can güvenliğim yok. Ben eğer bugün öldürülürsem ya da yarın öldürülürsem, bu bant yayınlanır. Belki de bu kanunun yürürlüğe girmesi için (ünlü) birilerinin öldürülmesi gerekiyordur. Eh o zaman tamam, ben öldürüleyim. Benim can güvenliğim yok ve bununla ilgili savcılık hiçbir şey yapmıyor. Daha ne olması gerekiyor…

Hergün gazetelerde haber okuyoruz. ‘Karısının üzerine benzin döküp yaktı…, Cinnet geçirdi herkesi yaktı’ Bunu mu okumamız gerekiyor. Savcılığın devreye girmesi için illaki birilerinin öldürülmesi mi gerekiyor. Suçlu o zaman mı cezaevine atılacak. Bu kanunlar uygulanmayacaksa niye çıktı. ”

Müge Anlı Şiddet Gören Kadınların Sesi Olacak

Müge Anlı: “Kadına karşı işlenen suçlarla mücadele etmek için avukat olacağım”

Ben, şiddet gören kadınlara yardım edebilmek için avukat olacağım. Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin kadınlara karşı işlenen fiiller (kadına ve çocuğa yönelik şiddet, töre cinayetleri gibi ağır suçlar) olduğunu dile getiren Müge Anlı:

“En büyük idealim 40 yaşına geldiğimde hukuk okuyup avukat olmaktı. Amacım Fikri hakların korunmasını sağlamaktı. Oysa bugün görüyorum ki Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri Kadına karşı işlenen insanlık dışı suçlar ve uygulamalardır” dedi.

Günün birinde avukat olabilirse töre, namus suçları ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele edebilmek amacıyla avukat olacağını söyleyen Müge Anlı özetle şöyle konuştu…

“Çünkü ben Müge Anlı olarak; eğitimli, kültürlü, avukatı olan, şuyu buyu olan bir kadın olarak, 4 aydır hiçbir şey yapamıyorum. Ben yapamıyorsam Allah rahmet eylesin Duygu Asena’nın dediği gibi gerçekten ‘Türkiye’de kadının adı yok’ demektir.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir