Terk Edilmek Nasıl Atlatılır?

ayrilik acisi
Aniden terk edilmek. Sevgilinin bir anda sessiz sedasız terk etmesi. Ummadık zamanda ayrılmak. İnsan ilişkilerinde hiç şüphesiz en zor dönemler ayrılık dönemleridir. Konu her ne olursa olsun, ayrılık insanı bunalım sürecine sokar. Böyle zamanlarda kendinizi çaresiz hissedersiniz. Hele ki işin içinde ihanet de varsa. Ki günümüzde sadakat sadece lafta. İnsanlar ihanet etmekte hiçbir sakınca görmez oldu. Siz de bu kötü talihi yaşıyor olabilirsiniz. İhanete uğramak ve terk edilmek. Peki bununla nasıl başa çıkılır?

Kendinizi suçlamaktan vazgeçin. Biliyorum suçlayacağınız ilk kişi kendinizsiniz. Biri sizi aldatıyor ve terk ediyorsa, aklınıza gelen ilk şeyler kendinizde varlığını düşündüğünüz eksiklikleriniz olacaktır. Oysa birinin aldatması ve terk etmesi sizinle ilgili değildir. Bu durum tamamen onun ahlak anlayışı ve sevgisizliğindendir. Sevgisi tükenmiş partnerler aldatır. Bunun başka bir açıklaması yoktur. Terk edilmenin acısını ve faturasını kendinize kesmekten vazgeçmelisiniz.

Affetmek, unutmanın yarısıdır. Onu ya da kendinizi, suçladığınız her kim varsa onu affetmeye çalışın. Kin beslemek ileride kuracağınız ilişkiler için sağlıksız zemin oluşturur. Geleceğinizi, geçmişin gölgesine inşa etmeyin.Geçmişinizi azat edin. Biten bitiyor. Gideni beklemek de sadece vakit kaybettiriyor. Bunu zamanla anlıyorsunuz. Zamanı çarçur etmeden verimli kullanın. Geleceğinizi biten bir ilişki için tehlikeye atmayın.Bu hiç akıllıca değildir.

Çivi, çiviyi her zaman sökmez. Eskiyi unutmak için sevmediğiniz insanlara ümit vermeyin. Psikolojik boşluk zamanlarınızda daha sonradan pişman olacağınız ahlaksız ilişkiler kurmaktan kaçının. Ne siz birisini kullanın, ne de zayıflıklarınızı fark eden insanlara kendinizi kullandırın. Bir süre köşeye çekilin ve ayrılık acısının geçmesini bekleyin. İyileşmeyecek gönül yarası yoktur. Zamanla kalp sızısının geçtiğini fark edeceksiniz. Terk edeni unutmak da yine zamanla olacak bir durumdur. Kimseyi 3 günde unutamazsınız. Ama unutmamalısınız ki; hiç kimse de unutulmaz değildir. Aslolan sizsiniz.

Kendinizi sevin, kendinize bakın. Kendinizi boşlamayın. Üzülüp ağlayarak odalara kapanmayın. Kilo almaya meyilliyseniz sakın bu çukura düşmeyin. Ne kadar eve kapanırsanız o kadar karbonhidrata yükleniyorsunuz. Ve sonrasında kilo alarak zaten bozuk olan psikolojinizi daha da yıpratıyorsunuz. Yürüyüş yapmak, hobilere yönelmek, çalışmak, sosyalleşmek ve açık hava size iyi gelecek. Asosyal ve yalnız bir acı sizi daha da dibe çeker.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir